Ülke genelinde ve bölgemizde düğünler yavaş yavaş bitmeye başladı. Kış geldi.
Ancak “Düğün Terörü” hayatları, aileleri tehdit etmeye devam ediyor. Kalabalık düğünlere Korona biraz ara vermişti lakin
Korona molası bitti. Hiç bir şey değişmedi, tekrar başa döndük.
Dost meclisinde “Düğün Terörü“ gündeme geldiğinde herkes lüksten, gereksiz masraflardan şikayetçi fakat sorun çözümsüz.
Eskiden evlilikler çok kolaydı,
Bir yorgan, bir yastık, bir döşek, bir sandık, bir pala yeterliydi.
Şimdi ise evlilik için 3 anahtar şart. Ev, Araba, İş yeri. (ya da memuriyet)
Eski evlilikler mezara kadar idi, şimdiki evlilikler ise pazara kadar.
Eskiden evler sadeydi,
toprak kokulu mutluluklar vardı, şimdiki evler ise aksesuarlı, beton soğukluğunda huzursuzluklar var.
Eskiden iki odalı eve,
iki aile sığardı, şimdi dört odalı evlere, tek aile sığamıyor.
Eski odalarda, bir sedir, bir minder, bir pala vardı.
İnsan oğlu nimetlendikçe azdı, şımardı ve huzursuz oldu, oysa fakirliğin, kendine has bir imanı, bir onuru vardı.
Şimdi normal bir aile oğlunu evlendiriyor.
500.000 TL harcıyor.
Aile ekonomisi borç yükü altında eziliyor.
İkinci oğlunu evlendirmeye ne ekonomik durumları var, ne de cesaretleri.
Sosyal konut projesi gibi bu Düğün Terörüne de engel olacak çözümler düşünülmeli.
Aileler çocuklarını evlendiremiyor.
Ağır bir mahalle baskısı var.
Diktatör bir gelenek var.
Vicdansız akraba ve komşular var.
Acımasız gelinler, kaynanalar, görümceler, evlatlar var.
Çürümüş bir toplum ahlâkı var.
Bozulmuş bir toplum vicdanı var.
Böyle bir sorun yokmuş gibi davranarak nereye kadar gidecek bu insanlar.
Ne yapalım yani şimdi okullarda, camilerde, televizyonlarda her yerde Düğün Teröründeki zihniyetin bozukluğunu anlatacak bir ekip mi kuralım.
Banka kredisi ile, tefeciden borç alarak, evini, arabasını satarak düğün yapanlar var.
2500 liraya mal ettiği naylon tül perde kumaşından dikilen Gelinlikleri 25.000 liraya satanlara ve alanlara bir çözüm bulunamaz mı?
Gelinin saç ve makyaj yapımına 5.000 ila 10.000 TL alan kuaföre ve gidenlere bir çözün bulunamaz mı?
İki tahta, iki metre kumaş, 2 kilo süngerden imal, 10.000 TL’ye mal olan mobilyayı 50.000 TL ye satan mobilyacıya ve alana bir çözüm bulunamaz mı?
Her yerde yapılabilecek düğün törenini dört duvar arasında üç saatliğine 100.000 TL’ye kiraya verenlere, ve gidip ortada düğün yapan zihniyete bir çözüm bulunamaz mı?
Kargadan bir tık öte sesi olan bilgisayara bağlı internetten çaldırdığı müzik eşliğinde türkü söylediğini zannedenlere üç saatliğine 20.000 TL veren zihniyete ve müzik zevkini yitirip, kulakları yırtan, iki cümle kurdurmayan gürültüye bir çözüm bulunamaz mı?
Bir kepçe pirinç pilavı, 25 gram et, bir kase çorba, bir kimyasal limonatadan müteşekkil, maliyeti 30 lira olan düğün yemeği menüsüne kişi başına 100 - 150 lira isteyen ve ödeyen zihniyete bir çözüm bulunamaz mı?
Toplumun Düğün Terörüne değil zihniyet terbiyesine ihtiyacı var.