MERHABA HAYAT

Yeni bir merhabayla başlamak güne… Bu sayfamızdaki ilk yazı ve en güzel merhaba ile başlamak istedim. Ara ara yazılarımız ile sizlere seslenmeye çalışacağım.

Bazen bir şiir, bazen bir umut çağrısı, bazen hüznün en yalın hali dökülüverir kalemimizden. Hayatımızda engellerimiz bizi en çok yoran yıpratan ne varsa dertleşme babında dilimize pelesenk olur. Bir insan dert olur bir yara bir düş… Hayatın en zorlu yanlarını aşmak için kendinize meşgaleler bulursunuz. En kendinizi dipte hissettiğiniz anda ne kadar bocalarsam batıyorum dediğiniz anda her şeyin değiştiği başkalaştığı anlara şahitlik etmeye başlarsınız. Yargılardan ihanetlerden ,ayak kaydırma oyunlarından uzak olan insanlar taşır yüreğinizi. Yani en sıkıntılı anlarınızda hıncını kıskançlığını tabiri caiz ise eteğindeki taşları döker durur birileri .Bakarlar ki oyunu istediklerini gibi oynayamıyorlar. Siz önlerinde set oluşturuyorsunuz, bu kez çirkefleşme sizin hayatınıza laf söyleme haddini kendilerinde bulurlar. Bilmezler ki hayatın sorumluluğu sizdedir. Size bahşedilen bir hayat var siz bu hayat perdesinin oyuncuları. Bazen dekorlar değişir, duygular değişir ama insan hep insandır aslında. Yanlış yapma lüksümüz yokmuş gibi, İnsanlar kendisini Allah makamı gibi görüp şunu yap bunu yapma şu doğru şu yanlış babından sizi yönlendirmeye çalışırlar. Ve siz hayattan korkan, yıpranmış ,tüm kasları tutulan bir hastalıklı gibi varolma çabası yaşarsınız. Doğrusunu da yanlışını da kendiniz yaşayarak tecrübe etmek istersiniz. Ve sanki kendi kararlarınızı kendiniz veremiyormuşçasına ahkam kesmeler başlar. Güçlü dirayetli olmaya çalıştıkça sizi enerjinizi diplere çekmeye çalışırlar. Yorgun ,asabi, mutsuz,çelişkilerle dolu zamanlarınızda kimsecikler yoktur yanınızda. Ama iş siz bir karar verip uygulamaya geçtiğinizde yorum yapma hakkına sahip oldukları gerekçesi ile konuşur dururlar. Tabiri caiz se boş boğazlık mahirliğine onların üzerine üst makam yoktur.Size kalan, birilerinin angarya yoruculukları ile baş etmektir. Sizi eksik mutsuz gördüklerinde mutlu olacaklardır. Sebepsiz isyanlarınızın nedenlerini oluşturacaklarını bilmeden. Bir çocuğa defalarca bir şeyi yapma diye uyarırsınız ama o düşmeden kalkmayı öğrenemez. Onun ihiyacı olan şey düşsen bile yanındayım. Ellerim hep üzerinde demektir. Bocaladığı zamanlarda manevi desteğini esergemeden motivasyonunu sağlamaktır. Hayatta her şey insan içindir. Bugün karşı çıktığınız şey yarın sizin imtihanınız olabilir.Bununla ilgili hadis_i Şerif çok güzel özetliyor bu durumu: "
Kınamayınız, kınadığınız şey başınıza gelmedikçe ölmezsiniz." (Tirmizi, Kıyamet, 53, no: 2507; Beyhaki, Şuabu'l-İman, 5/315, no: 2778; bk. Keşfu'l-Hafa, 2/265)
Yani Sınanmadığınız bir acı üzerine konuşmak her zaman koIaydır. Kınadığınız şey başınıza geImedikçe zaman şunu öğretir bazen Kendini sevdiklerinle savaşırken bulup, düşmanlarınla selamlaşırken bulursun.Her musibetin öğretileri farklıdır. Acı tebrübeler ile büyür,insanları daha iyi tanırsın.Önemli olan bu anlarda dik durabilmek, sözünü yüreğini çok tüketmeden kısa cevaplarla kişilere gereken cevabı verebilmektir.
 ““Her şey üstüne gelip, seni dayanamayacağın bir noktaya getirdiğinde, sakın vazgeçme! Çünkü orası kaderinin değişeceği yerdir.” Hz. Mevlana…”