Samimiyet yok olmuş.
Dürüstlük ortadan kalkmış.
Doğruluk yok olmuş.
Adalet yok olmuş.

Herşey yalan üzerine konuşulur olmuş.
Sahtekarlar kol geziyor.

Herkes kurnazlık peşinde.
Birileri yalanın başını çekiyor.
Birileri de ona eşlik ediyor.
Hani bizim buralarda bir atasözü var ya, "Yukarı mahallede bir yalan uydurdum, aşağı mahalleye geldim ben de inandım" şimdi durum aynen böyle.
Birileri gelen işarete göre konuşuyor.
Sanki vatandaşlar da tempo tutuyor.
Herkes bulunduğu yerden, yaptığı işten, durumundan yalan çıkarımlar yapıyor.
Doğru konuşanlar da yalancı olarak görülür olmaya başladı.
Durumlar vahim.
Öyle böyle değil.
Sözüne inanılacak kimse kalmadı mı diyesi geliyor insanın.
Sanki insanlarımızın hayatı yalan olmuş...
Hiç kimse millete, vatandaşa hizmet için kamu işine girmeye çalışmıyor.
Ama siyasetçiden, koltuk sahibinden millete hizmet bekliyor.

Bu ülkede herkes üstünlük, avantaj ve seçkinlik elde etmek için kamu işine girmeye çalışıyor.
Ama siyasetçiden, koltuk sahibinden avantaj kullanmasını istemiyor.

Bu ülkede herkes kendi çocuğuna, akrabasına, hemşehrisine, köylüsüne torpil elde etmek için kamu işine girmeye çalışıyor.
Ama siyasetçiden, koltuk sahibinden torpil kullanmasını istemiyor.

Ben anlamadım bu ülkede herkes; kendisi için herşeyi istiyor.
Ama başkası için hiç birşey istemiyor.